Yemek Tarifleri
E-posta Şifre giris Facebook ile Gir

Yaşlanmaya Etki Eden Faktörler

Yaşlanmaya  Etki Eden Faktörler Genetik
Genetik ailesel özellikler kişinin deri yapısını belirler.Bu durum aynı yaşlardaki kişilerin farklı yaşlanma karakteristiklerini belirler. Genetik olarak yatkın zeminlerde yaşlanma belirtileri özellikle üçüncü dekattave güneşe maruz deride oluşmaktadır.

Beslenme ve diyet
Beslenme alışkanlılığının deri yapısı üzerinde önemli etkisi bulunmaktadır. Düzgün, yeterli ve çok yönlü beslenme deri sağlığı için oldukça önemlidir. Aşırı kilo verme ve diyet deride gevşeme ve sarkmalara neden olurken, aşırı kilo almalar da elastik ve kollajen liflerde dejenerasyonlara neden olabilmektedir.

Su: Yaşlı deride transepidermal su kaybı çok fazladır.Yaşlanmada görülen kuruluk kısmen korneum tabakasındaki su içeriğinin azalmasına bağlıdır

Lipidler: Özellikle araşidonik asitler ve esensiyal doymamış yağ asitlerinden linoleik asitler önemli hücre zarı lipidleri olup, yaşla birlikte derideki miktarları azalmaktadır. Bu yapıları içeren besinler deri yapısı,korunması, su kaybı ve kuruluğun önlenmesi yönünden önemlidirler
Serbest Radikaller: Serbest radikal, bir veya daha fazla sayıda paylaşılmamış elektron içeren bir grup atom veya moleküldür. Organizmada serbest radikaller birçok hücre bileşenine saldırırlar, özellikle lipidler, proteinler,DNA serbest radikaller için hedef yapılardır. Hücre zarında yer alan lipidlerin oksitlenmesi ile lipid
peroksidasyonu, proteinlerde agregasyon, parçalanma, kırılma ile onların biyokimyasal işlevlerinde bozukluklara,DNA düzeyinde oluşan oksidasyon etkisi ile hücre ölümü ya da mutasyonlara neden olur. Değişik metabolik yollarla ortaya çıkan serbest radikal oluşumundan organizma kendini antioksidan savunma sistemlerini geliştirerek korur. Serbest oksijen radikallerine karşı koruyucu mekanizmalar antioksidanlar ve bazı enzim sistemleridir.

Süperoksit dismutaz (SOD), Katalaz ve Glutatyon
peroksidaz (GSHPx) bilinen serbest radikal yakalayıcı enzim sistemleridir. Araştırmalar sonucu elde edilen veriler kesin olarak ispatlanmamış olmakla birlikte yaşlanma ile birlikte dokularda serbest radikal hasar
artmakta ve /veya antioksidan savunma sisteminde bazı değişiklikler olmaktadır.

Sigara: Çeşitli çalışmalarda sigara içenlerin içmeyenlere oranla daha fazla yaşlanma belirtileri
gösterdiği bildirilmiştir. Sigara içimi ile kapiller ve arterioler kan akımını etkilenmekte ve konnektif doku yapılarında bozukluklara neden olmaktadır. Yeni kollajen sentezinin belirgin olarak azaldığı ve elastin liflerinde bozulmaya neden olduğu tespit edilmiştir.

Hormonlar: Menopoz dönemi ve sonrasındakadınların çoğunda deride kurumalar, el ve özellikle
ayak tabanlarında çatlamalar, deri kırışıklıklarında artma ve deri elastikiyetinde azalma yakınmaları dikkatçekmektedir. Bu tablo östrojenin deri yaşlanmasıüzerindeki önemini desteklemekle beraber, bu rol tam açıklanamamıştır. Yine östrojenin kollajen sentez veyıkımında rol oynadığıda düşünülmektedir(14,18-20). Yaşlı deride ayrıca 5-alfa redüktaz aktivitesinde azalma olmaktadır. Erkeklerde androjen azalması ile birlikte olan bu durum derideki keratinosit ve fibroblast
fonksiyonlarını etkilemektedir(5,21,22). Vucuttaki büyümehormonu her on yılda yaklaşık %14 azalmaktadır.

Büyüme hormonlarındaki bu eksilme ile organizma,
protein üretim gücünü önemli oranda yitirmektedir. Doku yenilenmesi, tüm organların yenilenme ve tamiri güçleşmekte, dayanıklılığı azalmaktadır.

Yaşlı deriye yaklaşım
Derinin yaşlanması kişiden kişiye değişiklik
göstermekle beraber 25-30 yaşları civarında başlanmaktadır.

Bu nedenle deri sağlığı ve yaşlanmasındaki yaklaşım programımız öncelikle şu öğeleri içerir:

Doğru beslenme
Deri yaşlanmasında oluşan değişimlerden fizyolojik
olanların büyük bir bölümü beslenme biçminde yapılacak olan uygun düzenlemeler ile bir dereceye kadar geciktirilebilir. Bunun için yeterli ve dengeli beslenmek gerekir. Yeterli ve dengeli bir diyet oluşturmanın ilkesi besin çeşitliliğine önem vermek, gereksinim olan tüm besin öğelerini (E, C, A, B6, B1,B2,B12 vitamini, niasin, karnitin, karatenoid, bioflavonoidler, folik asit, biotin,
çinko, selemyum, manganez, demir, bakır ) yeterli
miktarda almaktır. Yeterli ve dengeli beslenmek için;boya uygun beden ağırlığını korumak, bunun için enerji alımını, enerji harcamasına eşit olacak şekilde ayarlamak, daha az yağ,daha az doymuş yağ, daha az kolesterol tüketmek, diyet karbonhidratınınn kompleks karbonhidrat
ağırlıklı olmasına özen göstermek, basit karbonhidratların (şeker) tüketimini azaltmak, sık sebze ve meyve tüketmek,
39
Anti-aging
günlük tuz tüketiminin beş gramı aşmamasına özen
göstermek ve günde en az sekiz bardak sıvı alınmasına
dikkat etmek gerekir. Özellikle protein ve esensiyal yağ
asitlerinin diyette arttırılması uygun olur(1,12,26,27).
Sigara
Yeni kollajen sentezinde belirgin olarak azalmaya
ve elastin liflerinde bozulmaya neden olduğu tespit
edildiğinden sigara içilmesi kesilmeli ve alkol alımına
dikkat edilmelidir(1,15-17).
Egzersiz programları
Düzenli egzersiz uygulamalarda egzersizin
kapsamının ve çeşitlerinin kişiye uygunluğu mutlaka
değerlendirilmelidir. Bununla ilgili olarak kardiolog,
göğüs hastalıkları, ortopedist ve fizik tedavi uzmanları
ile konsültasyon yapılabilir. Genel olarak egzersiz haftada
en az 3-6 kez olmalı, 30-60 dakika sürmeli, düzenli
olmalı ve maksimum kalp hızının %70 düzeylerinde
olmalıdır(1,26).
Güneşten Korunma
Ultraviyole ışınların gerek erken yaşlanma gerekse
de cilt kanserlerini uyarabilme etkisi birikim ve bir süreç
sonucu geliştiğinde daha çok erken çocukluk çağlarından
itibaren güneşten uygun korunma bilincinin geliştirilmiş
olması önemlidir. Cilt tiplerine ve yapısına uygun
koruyucular uygun zamanlarda ve uygun şekillerde
kullanılmalıdır. Klasik kimyasal ve fiziksel (çinko,
titanyum oksit) koruyuculara serbest radikalleri yakalama
kapasitesi olan vitamin E ve beta karoten gibi değişik
antioksidan vitaminler de eklenmektedir(1,27,28).
Vitaminler
Yağda çözünen vitaminlerden Vitamin A, vitamin
E; suda çözünen vitaminlerden ise vitamin C sıklıkla
tercih edilmektedir. Vitamin A (retinol, retinoik asit),
epitel hücrelerinin mitotik aktivite ve hücresel atipisini
düzenler, aşırı keratinizasyonu ve pigmentasyonu önler
ve dermisde kollajen senteziniuyarır. Bu nedenlerle
kırışıklık giderici, cilt rengini açıcı ve hafif peeling ajanı
olarak anti-aging amaçlı kozmetik preperatların çoğunda
kullanılır. Vitamin B kompleks grubundan olan Panthenol
mitotik aktiviteji artırır, fibroblastları uyarır,
antienflamatuar etkiye sahiptir. Bu etkileri nedeniyle
doku yenileyici, güneş sonrası ve yaşlanmaya karşı
kullanılır. Vitamin E (tokoferol) antioksidan ve serbest
radikal yakalayıcısı olup kapiller kan dolaşımını ve
kollajen sentezini arttırır. Antienflamatuar etkiye sahiptir.
Yaşlanmaya karşı, pigmentasyon önleyici, güneş
koruyucularda, güneş sonrası bakım ve nemlendirici
preperatlarda kullanılır. Vitamin C de antioksidan ve kollajen
sentezini uyarıcı özelliklere sahiptir. Topikal preperatlarda
stabilizasyon problemi gösterebilmektedir(1,26,29,30).
Antioksidanlar (Serbest radikal yakalayıcıları)
Serbest radikallerin deri üzerindeki tahrip edici
etkilerine öncelikle derinin doğal savunma mekanizması
karşı koyar. Yaşlanma süreci içinde bu mekanizma yeterli
olamayacağından antioksidan içeren kozmetik
preperatların kullanımı tercih edilmektedir. Bunlar topikal
ajanlar olabildikleri gibi sistemik formlarda da
kullanılabilirler. Bu amaçla en çok kullanılan enzimatik
olmayan serbest radikal yakalayıcıları Vitamin E, Vitamin
C, Vitamin A ve selenyum iken, enzimatik yapıdakilerden
ise Süperoksit dismutaz (SOD) dır. Selenyum iz elementi
ise benzer etkili enzim olan Glutatyon peroksidaz
(GSHPx)‘ın kofaktörü olup bu enzim üzerinden
antioksidan özellik göstermektedir(1,14,26,30,31).
Koenzim Q da tüm hücre ve membranlarda bulunan,
mitokondrial respiratuar halkanın bir komponenti olup
hücre metabolizmasında önemli görevler üstlenen
antioksidan bir yapı olarak kabul edilmektedir(32,33).
Yaşla birlikte miktarlarındaki değişmeler nedeniyle
bazı kozmetik ürünlerde yer aldığı görülmektedir. Yine
Vitamin E benzer şekilde antioksidan ve antienflamatuar
rol oynar. VitaminC antioksidan özelliği dışında, kollajen
sentezinde aminoasit metabolizması için gereklidir.
Ayrıca Vitamin E’yi stabilizasyon etkisi, disülfid bağ
redüksüyonu ve yara iyileşmesi üzerine etkileri vardır.
A vitamini eksikliğinde ise deri ve mukozalarda
hiperkeratoz, kserozis görülür(512,14).
Genel olarak biribirlerini tamamlayıcı etkileri
nedeniyle su, selenyum, A, C, E vitaminlerinin yaşlanma
etkileri üzerine faydalı etkileri mevcuttur(1,2,5,12,14).
Hormon Tedavisi
Yaşla birlikte miktarı azaldığı bilinen büyüme
hormonları rekombinant olarak sentetik şekilde uygun
hastalara enjeksiyon yoluyla takviye edilebilir. Hafıza
ve kavrama fonksiyonunu düzeltir, adele kitlesini arttırıp
vucut yağ kitlesini azaltır, yüksek dansiteli lipoprotein
(HDL) ile düşük dansiteli lipoprotein (LDL) oranını
düzeltir. Kişiyi daha canlı, aktif ve arzulu yapar.
Osteoporoza yardımcı olur. Ortalama 60 yaşından sonra
doktor kontrolünde ve fizyolojik dozları aşmadan
kullanılmaları önerilir(22-25,34).
Testesteron ve DHEA takviyesi, eksikliği saptanan
kişilerde yapılabilir. Libidoyu ve seksüel gücü artırır,
kolesterolü düzenler ve adale kitlesini arttırır. Ancak
kadınlarda tüylenme, ses tonunda kalınlaşma
yapabilmektedir(6,21,22). DHEA ‘un in-vivo ve in-vitro
40
Gönül Ergenekon ve ark.
çalışmalarda saptanan immün sistem üzerinde uyarıcı
etkisiyle, anti-diabetes mellütus, anti-atherosklerotik,
anti-demans, anti-obesite ve anti-osteoporotik etkileri
nedeniyle anti-aging özellik gösterdiği bildirilmektedir(21).
Pineal salgı bezinden gece salınan bir hormon olan
Melatonin kadın ve erkeklerde kullanılabilir(6).
Metabolizmanın belirgin yavaşlamasında, ileri yaşlarda
düşük kan T3 düzeyi de etkin olabilir. Bunun normale
döndürülmesi için tiroid hormon replasmanları
(triodothyronin) yapılması diğer tedavilerinde, örneğin
büyüme hormonu etkinliğini arttıracaktır. Ancak kalp
üzerindeki aritmi etkilerinden dolayı doktor kontrolünde
ve tetkiklerle takip edilerek uygulanmalıdır(1,14,20).
Yine özellikle menopoz sonrası azalan östrojenin
yaşlılık belirtileri üzerindeki etkileri nedeniyle doktor
kontrolünde uygun kişilere östrojen takviyesi
yapılabilir(14,18-20).
Deri bakımı
Deri bakımına cilt tipine uygun doğru bakımlarla
daha erken yaşlardan itibaren başlalanarak gerekmektedir.
Yaşlanma süreciyle ortaya çıkan deri, hastanın yapısına
(hormonal, genetik vb) göre değişmekle beraber genellikle
kuru, kaba, tonusunu kaybetmis ve barier fonksiyonu
bozulmuş bir yapı sergilediğinden günlük bakım
ürnlerinde bu yapıya uygun olarak seçilmesi gerekir.
Cilt temizliğinde sadece yağ içeren (yağ asitleri, gliserol
ve yağlar) sindetler ve oldukça hafif sürfektanlar tavsiye
edilir. Bunu takiben cilt dikkatlice durulanmalıdır. basit
sabunlar kullanılmamalıdır. Kuru ciltlerin temizliğinde
ideal olarak krem veya losyon temizleyiciler tercih edilir.
Çünkü bu ürünler temel olarak emülsüyon yapısında
olup deri yüzeyinde kalmış makyaj ve diğer ürünleri
çözecek solvent etkilerini kullanırlar. Aynı zamanda aşırı
yağ kaybını engelleyici emolien bir film tabakası bırakırlar. Hasas ve kuru derinin temizliğinde, hafif bir emülsüyon bazında seramidler veya serebrosidler ile birlikte yağ asitleri (sorbitol) ve wax (balmumu) esterleri gibi besleyici (refatting) ajanların kombinasyonu en nazik yöntemdir.Kaba ve kuru görünümü rahatlatmak amacıyla kullanılabilecek hidrasyon ürünlerinin amacı dehidratasyonun, delipidasyonun ve hiperkeratozun düzeltilmesidir. Bu amaçla; hümektanlar, oklüzif lipid film tabaka oluşturanlar, ve cilt yapısı uygun ise keratolitik ajanlar (alfa-hidroksi asitler, üre, propilen glikol) kullanılılabilinir. Deri yaşlanmasında öncelikle stratum korneum tabakasından nem kaybının önlenmesi,azalan nemin yerine konması ve hücrelere oksijen taşınmasının arttırılması sağlanmalıdır. Bu amaçla seçilen kozmesötik maddelerin en yararlı bir biçimde deriyeverilmesi gerekir. Bunu sağlamak amacıyla lipozom,niozom, mikro emülsiyon, çoklu emülsiyon vemikrosünger sistemlerini içeren bir grup yeni taşıyıcısistemleri de geliştirilmiştir.
İlerleyen ve yerleşmiş yaşlılık belirtilerinde ise deribakımı ve genel yaklaşımlar yanında yaşlılık belirtilerinin
şiddetine uygun olarak değişik medikal yaklaşımlargerekebilir .


  • Bu haber için yorumlar (1 adet)

    • Mart 05 2012

      melekper

      melekper

      sayenizde çok güzel bilgiler edindim 48 yaşındayım bu bilgiler sayesinde yaşlanmadan korkmayacağım.teşekkürler.
    • Geri 1 İleri
Yaşlanmaya Etki Eden Faktörler

Bu makaleyi eposta olarak göndermek için lütfen aşağıdaki bilgileri doldurunuz.

Yaşlanmaya  Etki Eden Faktörler